Grip ve soğuk algınlığı nedir?Birbirinin arasındaki farklar nelerdir?
Genellikle kış aylarında yakalandığımız soğuk algınlığı ve grip, birbirine karıştırılabiliyor. Oysa ikisi birbirinden çok farklı. Dolayısıyla ikisini de yakından tanımak ve tabii ki hasta olmamak için önlem almak şart. Alınacak en büyük önlem ise öncelikli olarak bağışıklık sistemini güçlendirmek. Bunun için de iyi beslenmek, bol bol uyumak ve spor yapmak çok önemli.
Havaların bir soğuyup bir ılıklaşmasıyla pek çoğumuzda burun akıntısı, hapşırık, baş ağrısı, kırgınlık da kendini iyiden iyiye göstermeye başladı. Eğer sizde de bu belirtiler varsa, hemen ‘grip oluyorum’ diye düşünmeyin. Çünkü bunlar soğuk algınlığı belirtileri. Grip ise çok daha ağır seyreden bir rahatsızlık. İki hastalık arasındaki farkları ve hangi durumda ne yapılması gerektiğini yazımızda bulabilirsiniz.
Nezle ve gripten aynı şeymiş gibi bahsediyoruz ama bu ikisi aslında çok farklı iki rahatsızlık değil mi?
Evet, soğuk algınlığı ve nezle aynı şey ama grip bunlardan çok farklı bir hastalık. Soğuk algınlığı ve grip virüsü tamamen farklı virüsler. Biz soğuk algınlığına grip diyoruz; oysa grip çok ağır geçebilir, çok ciddi ölümcül vakalar yaşanabilir ama soğuk algınlığı bu kadar ağır bir tabloda seyretmez. Yani virüsler ve klinik semptomlar ikisinde oldukça farklı.
Bu iki hastalığın klinik tablosunu birbirinden nasıl ayırabiliriz?
Soğuk algınlığında; hafif bir boğaz ağrısı, gözlerde sulanma, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, hapşırma, aksırma, şakaklarda biraz ağrı, hafif bir kırgınlık hali vardır ama ayakta atlatılabilir. Ancak yüksek ateş, öksürük nöbetleri, çok ciddi eklem ağrıları, kas ağrıları, halsizlik varsa, biz bunu grip olarak değerlendiririz. Öksürük daha çok gripte görülür ama soğuk algınlığında da olabiliyor. En iyi tanı tabii ki muayene ile konulabilir. İki viral hastalık da bulaşıcıdır.
Soğuk algınlığı, soğuk havalarda mı ortaya çıkıyor?
Viral hastalıkların virüsleri, ortaya çıkmak için genellikle soğuk havaları ve havanın hızlı değiştiği zamanları tercih ediyorlar. Genelde ilkbahar, sonbahar ve kış hastalığıdır; yaz mevsiminde çok sık rastlanmaz. Ancak kişinin bağışıklık sistemi güçlüyse, ‘Soğuğa çıktım, hasta oldum’ diye bir durum olmaz. Soğuk hasta etmiyor aslında. Soğukta virüs var ama sizin bağışıklık sisteminiz zayıfsa, hasta oluyorsunuz. Yoksa her soğuk havada dışarı çıkan hasta olsaydı, dünyada kimse kalmazdı.
Öyleyse, kış aylarında özellikle nelere dikkat etmeliyiz?
Eşiniz bile soğuk algınlığı alsa, eğer bağışıklık sisteminiz güçlüyse size bir şey olmaz, hastalık geçmez. Dolayısıyla bağışıklık sistemini güçlendirmek şart. Bunun için, her şeyden önce kendinize iyi bakmanız gerekiyor. Beslenme en önemli şey. Bol sıvı alımı çok önemli. Daha çok C vitamini, daha az karbonhidrat, bol meyve ve sebzeyi hayatımıza taşımamız gerekiyor. Bitki çayları içilebilir; özellikle de ekinezya. İkinci önemli şey ise uyku. Çünkü düzenli uyku, geceleri kişinin bağışıklık sistemini yeniliyor. Böylece bağışıklığı sağlayan hücrelerde yenilenme oluyor. Uykusuz kalan insanların bağışıklıkları çok zayıf olduğundan, soğuk algınlığı virüsü önce onları buluyor. Bir de egzersiz yapılmasını öneriyoruz. Sadece hasta olduğunuz dönemde değil, her zaman! Tüm bunları hastalık sırasında önerdiğimiz gibi, hepsi hastalıktan korunmak amacıyla da uygulanabilir.
